Son yazımın üzerinden bir hayli zaman geçmiş. Youtube kanalımdaki son videonun üzerinden de.
İnsan sevdiği şeylerden uzak kalınca, hayatında onlara verdiği yerin büyüklüğünü daha net fark ediyor. Benim farkındalığım da buna benziyor son bir kaç yıl özelinde.
Herhangi bir yoldan veya yolculuktan ayrılmış olmanız, oradaki rutinin akışına engel değil elbette. Hayat da devam ediyor sizin dışınızda, yolculuk da…
Serbest Fon Tartışmaları
Yatırım fonlarının yolculuğu baş döndürücü bir süratle devam ediyor.
19 Şubat piyasa kapanışına göre yatırım fonu sektör büyüklüğü 9.2 Trilyon TL‘ye yaklaşmış durumda. En önemli yatırımcı tercihlerinden biri de serbest fonlar oldu son dönemde. İmkansız getirilerin günlük sohbetlere konu olduğu, dönemsel getirilerin 5 haneli rakamlara yaklaştığı ütopik bir evrene dönüştü serbest fonlar…
SPK, elbette serbest fonları diğer şemsiye fon türlerinden ayırırken, adı üzerinde ‘bir serbesti’ ön gördüğü için dahil etti bu fonları hayatımıza. Hatta 2024 yılı Yatırımcı Bilgilendirme Kitapçığında ‘Serbest Fonların çalışma mantığını’ aynen şu şekilde tarif etmiş:
“Serbest fonlar III-52.1 sayılı Yatırım Fonlarına İlişkin Esaslar Tebliği’nin 17 ila 24’üncü maddelerinde yer alan fon portföyüne alınacak varlıklara ilişkin oransal sınırlamalara ve diğer şartlara tabi olmaksızın fon izahnamesinde belirtilen yatırım stratejisi ve limitleri
dahilinde yatırım yapabilirler.”
Buradaki kilit sözcük ‘oransal sınırlama’
Bu sınırlama ile ‘aman yumurtaları tek sepete koymayın’ minvalinden bir ‘yoğunlaşma’ riskinden kaçınılmış.
Yine SPK’nın tanımlamalarına göre bu fonlar “değişken bir portföy yapısına sahip olacak şekilde, konvansiyonel yatırım fonlarındaki portföy sınırlamaları çerçevesinde yönetilme zorunluluğu bulunmayan bir fon türü”.
SPK “serbest fon” olgusunu büyük oranda aldığı riskin farkında olan bir yatırımcı grubuyla yan yana görme arzusunda: ‘nitelikli yatırımcı’
Bu tanımın bir de somutlaşmış sayısal ifadesi vardı ki, nitelikli yatırımcı tanımı zihinlerde uzun bir süre, 1 milyon TL varlık bakiyesi sahibi olma durumuydu. Bu rakam tam 12 yıl önce belirlenmiş, uzun bir süre de güncellenmemişti.
Temmuz 2013’te yayınanan III-37.1 Sayılı Tebliğ ile 1 Milyon TL kriteri ilk kez duyuruldu ve bu kapsamda “Profesyonel Müşteri” ve “Nitelikli Yatırımcı” ayrımı netleştirildi.
Ancak bu alt varlık limiti o kadar uzun süre ‘aynı’ kaldı ki, son dönemde tartıştığımız yapısal sorunların kaynağı da oldukça uzun süre alan bu ‘aynılık’ oldu.
2013 Temmuz’unda 1 Milyon TL olarak duyurulan alt sınır ile 1,92 USDTRY kuruyla “520 bin Amerikan Doları’ alınabiliyordu. Nitelikli Yatırımcı tanımının 1 milyonluk alt sınırı, 19 Aralık 2025 tarihli SPK Bülteni ile güncellenmeden sadece bir gün önce ise, aynı 1 milyon TL ile 42,65 USDTRY kurundan sadece 23.446 USD alabilirdiniz.
Bugünlerde devam eden “serbest fon” tartışmasının yapısal arka planında bu ‘geç güncellemenin yarattığı’ kafa karışıklığı yatıyor.
Bültenlere bu akşam düşen yeni habere göre SPK, serbest fonların içine alınabilecek şirket paylarına sınırlama getirecek. İlgili kurumlara gönderilen taslak bilgilendirmeden, yatırımcıyı korumak adına ‘sınırlar’ getiriliyor fon yönetiminde.
İşin bu kısmında görüş ayrılıkları olacaktır.
Bir kesim bunun serbest fon tanımının içini boşaltan bir kısıtlama olduğunu dile getirerek ‘karşısında’ olacak, bir kesim de özellikle son zamanlarda çok hızlı yükselip ardından çok sert düşen ve özellikle portföylerinde taşıdıkları ‘organik’ pay senetleri nedeniyle tartışma yaratan, dillerden düşmeyen bazı fonlar nedeniyle ‘kararı destekleyen’ tarafta olacak.
Bundan sonra ne olacak?
Detaylar açıklandıkça görecek, daha iyi yorum yapabileceğiz.
Elbette tüm bu gelişmeleri, bu sayfalarda bol bol da inceleyeceğiz.
O zamana kadar -eğer yatırım fonu ile ilgileniyorsanız- sizler de bu tartışmanın içinde olacaksınız.
Evet serbest de, nereye kadar serbest?
Sağlıkla kalın…



